Ceyhanlı Köyü Burada Köprünün Başında Olacağım
Ziyaretçi Defteri

Ali GÜNEŞ (İstanbul) - 8.7.2013 00:00:00

Değerli Hemşerilerimiz; Yarın başlayacak olan Ramazan`ı şerif Ayı`nın tüm islam alemine,ülkemize ve köyümüzle birlikte tüm çevre köylerimize Huzur& Barış - Sevgi ve Dostluk getirmesini Yüce Allahtan niyaz ederiz. Ceyhanlı Köyü Dernek Yönetimi

EMİN BAKİ (İSTANBUL) - 12.6.2013 00:00:00

GARDAŞ KURMUŞ OLDUĞUN SİTEN HAYIRLI UĞURLU OLSUN ALLAH UTANDIRMASIN. ÇIKMIŞ OLDUĞUN BU YOLDA BAŞARILAR DİLERKEN ŞEYH EDİBALİNİN OSMANGAZİYE SÖYLEDİĞİ ŞU SÖZLERİNİ HATIRLATIR BU YOLDA İLERLEMENİ TEMENNİ EDERİM. Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.. Ey Oğul! Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz. Oğul! Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır. İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğügibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir... Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözü pek) derler. En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. (Bu nasihat Osmanlıyı 600 sene yaşatmıştır.) İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!.. Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!.. Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.

Ali GÜNEŞ (DERNEĞİN TEB BANKA HESAP HK.) - 24.4.2013 00:00:00

Tuncay Bey; Derneğin TEB Bankası Hesap Numarası :14387608 olarak Güncelleyebilirsin. İyi Günler.

TUNCAY ALTUNOĞLU (istanbul) - 23.3.2013 00:00:00

degerli arkadaşlar.. köyümüz adına kurmuş bulunduğum bu internet sitesi istiyorum ki hepimizin katkıları ile en güzel ve en güncel halini alsın. bu nedenle site içeriklerini sizlerden gelecek bilgi ve belgelerle sizlerin katkıları ile oluşturmak istiyorum. ayrıca sitemizin bir parçası olmak,site editörü ve yazarı olmak isteyenlere sitemiz açık olacaktır. sitemiz sağ tarafındaki bilgiler tamamı ile üyelik aşamasındaki üyelik formuna yazdığınız bilgiler dahilinde otomatik olarak oluşmaktadır. bilgilerinize.

Sen de Yaz
Sayac



İstatistikler Yükleniyor ..!

Üye Girişi

Köprünün Başında Olacağım



Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum..

Kalbim ile aklım arasında sıkışıp kalmışım;

Kim kazanır,

Aklım keskin bıçak, deler geçer, kalp ; cayır cayır sinemi yakan ateş;

Aklım ile kalbimi bir araya getirmem gerek .  biliyorum ki getiremezsem  savaşı vesvese kazanacak, lakin bir araya gelecek gibi de durmuyor.

Hani diyorum sabret…

Zaman;

Zaman hangi tarafta durmam gerektiğini gösterecek, ama öyle bir zamanım var mı onu da bilmiyorum.

Biliyorum ki bir taraf seçersem heder olacağım….

Nereden başlasam , nasıl anlatsam….

İsim ,gün ,tarih ,saat  verip adresi hedef gösterip aşikar etmeden nasıl dile getirilir ki!

Vesvese zamanlı zamansız ziyaret ediyor, temcit pilavı misali ısıtıp ısıtıp aklım ile kalbimin arasına atıyor o günü…; sonra çekilip köşesine en sevdiği diziye kendini kaptırmışcasına izliyor , hissediyorum.

Demirci körüğü ile harlanan ateşin içinde kor halindeki demirin alınıp örse konması misali zamansız vakitlerde aklım ile kalbim arasındaki bir yere bırakıyor.

Aklım kızgınlık ile , kalbim öfke ile dövüyor o malum günü işte; vurma sırasına göre başka bir şekil, başka bir anlam alıyor , her darbede anlamı değişiyor.

Hiçbir konuda fikri olmayan birinin, o konu hakkında tartışan kişi yada kişilerin arasında kalmış misali, konuşup konuşup sözlerine ve tespitlerine teyit istercesine bakışların kendisine döndüğü vakitlerde  onaylamaya  mecbur kalması misali sıkışıp kalıyorum , arada ; ama söyle de olabilir demek istesem de.

Hiçbir haklı ve olumlu bir noktayı kabul etmiyor içimdeki vesvese…

Yıldız Tilbe’nin  yaptığı bir televizyon röportajına denk gelmiştim. Orada diyor ki Yıldız hanım;

 
  • Şayet dünyada iken insanlara olan hesaplarınızda helalleşirsen ve mahşer günü de kitabı sağ tarafından alanlardan biri isen eğer, sırat köprüsünden hiçbir engel ile karşılaşmadan hızla geçersin , şayet helalleşmeden gidersen, geçeceklerden birisi olmana rağmen o köprünün başında helalleşeceğin kişilerin gelmesini beklemek ve onlar ile yüz yüze gelmek zorunda kalırsın.
  • Dünyada yaşar iken kendisi ile o noktaya geldiğim insanlar yüzünden, o köprünün başında bekliyor olmak yerine bir an önce o köprüden geçmeyi tercih ederim.
  • O nedenle herkese hakkımı helal ediyorum. Ve onları Allah’a havale ediyorum.
 
 
İşte bu noktada nefsim devreye giriyor işte.

Edemiyorum, etmek istesem de.

Biliyorum anlamadınız beni. Anlamanızı da beklemiyorum zaten. Sadece içimi döküyorum işte….

Konuşmuyorum, konuşamıyorum, sadece yazıyorum…

Neyse unutun gitsin , bu yazıyı okurken de çaldığım değerli zamanınız için de nefsinize yenilmezseniz de hakkınızı helal edin… Ucunda köprünün başında beklemek var bilginiz olsun….

Ama bir gün…;

Bir - Hayatınızdan bir saniyelik bir ihtimaliniz gasp edilirse ;

İki – Yok ya  buda yapmaz dediğiniz biri yada birilerinden , özellikle en yakınınızdan darbe yediğinizde;  o zaman bu yazıyı ve beni aklınıza getirin…


Belki o köprünün başında beraber bekliyor oluruz. Ne dersin…!

Ben o gün son kez gözlerine bakmayı tercih ediyorum ;

Ve...;

Son sözümü altını çizerek kalın harflerle söylüyorum; 


Ne cenazeme , Ne cenazene.....

VESSELAM...............!
 
 



alt.tuncay@gmail.com
16 Mayıs 2021

TUNCAY ALTUNOĞLU

Diğer Yazıları

Köprünün Başında Olacağım (16.05.2021)
Gümüş Kolye (14.05.2021)
Daha Ne Olsun (20.07.2020)
Dudağındaki Uçuk Değdi Aklıma (28.06.2020)
Çorba yaparmısın Anne....‘‘CEREN‘‘ (7.12.2019)
YORGUN ve UYKUSUZ (4.08.2019)
Airf Olan Anlar...! (20.06.2018)
Celemedin Yaylası (8.05.2018)
Yayında 6.Yıl..... (19.03.2018)
Neden Yoktum (5.04.2017)
Saçmalama Hakkımızdamı Yok! (3.04.2017)
Türk Beklenendir (1.04.2017)
ADINA AŞKIMIN İLK CEMRESİ DÜŞTÜ (7.03.2017)
AĞLIYORUM (25.02.2017)
NEFSİNE YENİLEN BEN (21.02.2017)
KAVGAM (11.02.2017)
YİNE UNUTULDUN CEYHANLI (28.01.2017)
ÇAĞIRSAM GELİRMİSİN (28.01.2017)
DEDİKODU.. (2.10.2016)
KİMLER İMZASINA SAHİP ÇIKACAK ? (21.03.2016)
SAMAN KAFALI (17.02.2016)
AKLIMDA YİNE SEN (30.01.2016)
KARIŞIK KASET (27.01.2016)
İMZALARMISINIZ ? (25.01.2016)
Nedeni ; Niçini ; Nasılı Cevapsız (26.05.2015)
Gözyaşlarım Ruhunu Acıttı Mı Baba…! (26.05.2015)
DERNEKÇİLİĞİ ANLAMAK ! (20.04.2015)
KÜSTÜM (28.03.2015)
NE ANLAMI VAR...BİR OLAMADIKTAN SONRA..... (28.03.2015)
ÜŞÜYOR ELLERİM YOKLUĞUNUZDA HASRETİNİZLE (28.03.2015)
Tüm akkuş belediye başkan adaylarına hitaben… (28.03.2015)
BİR DERNEK HİKAYESİ (28.03.2015)
CEVİZ AĞACI (28.03.2015)
ÖZLEM (28.03.2015)
SOĞUK ODAMIN MİSAFİRİ (28.03.2015)
ANNELERİMİZE............... (28.03.2015)
YAZI-YORUM (28.03.2015)
EĞİTİM ŞART... (28.03.2015)
DİKKAT MİNARE... KONTROLLÜ GEÇİNİZ. (28.03.2015)
SİTE HAKKINDA (28.03.2015)
TUNCAY ALTUNOĞLU (23.03.2015)

  • BİZE ULAŞIN

  • 0 535 303 59 63

  • ceyhanlikoyusevdalilari@gmail.com

www.teknovizyon.net/
YukariCik